Malpraktis, Hekimler, görevlerini yaparken, ihmal, hata ya da kusurları ile hastalarına verdikleri zararlar nedeni ile ceza hukuku hükümlerine göre şahsen sorumludur. Aynı zamanda hekimler bu sorumlulukları nedeni ile hastaların uğradığı Borçlar Kanunu hükümlerine göre maddi ve manevi zararı şahsi mal varlıklarından tazmin etmekle de yükümlü tutulabilirler.

Malpraktis Davası Açılabilmesi için Gereken Şartlar

Hekimin hukuka aykırı tıbbi müdahalesi olması durumunda, hastanın zarar görürse, tazminata hükmedilebilmesi için bazı şartların gerçekleşmiş olması gerekir. Buna göre,

Hekimin hukuka aykırı davranışı ( haksız fiil ya da vekaletsiz iş görme şeklinde olabileceği gibi sözleşmenin ihlali şeklinde de olabilir.)

Tıbbi müdahale sonucunda ortaya çıkmış olan bir zararın bulunması,

Kusur sonucunda ortaya çıkan zarar arasında bir illiyet bağı bulunur.

Doktor nedeni ile ortaya çıkan bir kusur olması gerekir.

Bu dört unsurun birlikte gerçekleşmesi durumunda, hekimin tazminat sorumluluğu çıkabilir. Aynı zamanda, dört unsurdan birinin bile eksik olması halinde hekim hakkında tazminata hükmedilemez. Burada en önemli olan konu kusur kavramıdır. Çünkü, kusur yoksa hekimin sorumluluğu da yoktur. Dolayısı ile dava açılamaz açılsa bile sonuç alınamaz. Önlenmesi imkansız olan bir sonuç nedeni ile hekimin kusurundan bahsedilemez ve bunun için hekim sorumlu tutulamaz.

MALPRAKTİS DAVASI HANGİ MAHKEMEDE AÇILIR ?

Kamuda çalışan doktorların müdahaleleri nedeniyle idare aleyhine dava açılır. Bu durumda devlet kusuru oranında kendi personeline rücu edecektir. (hizmet kusuru). Tıbbi kötü uygulamadan kaynaklanan zararlardan kaynaklı, idareye karşı açılacak davalarda özel olarak ağır hizmet kusuru aranmaktadır. (idari yargı)

Kamu hastanelerinde çalışan doktorlara karşı doğrudan doğruya tazminat davası açılması mümkün değildir. İdare aleyhine ve genel görevli idare mahkemesinde dava açılacak, eğer hekimin kişisel kusuru tespit edilirse, idare hekime, kusuru oranında Asliye Hukuk Mahkemesinde rücu davası açabilecektir.

Özel hastanede veya özel muayenehanede gerçekleştirilen bir müdahaleden zarar doğmuşsa; tazminat davası Adli Yargıda açılır.

Vekâlet ve eser sözleşmesine dayalı tıbbi müdahalelerdeki uyuşmazlıklar Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındadır. (Tüketici İşlemi) ve bu davalar tüketici mahkemelerinde görülecektir.

MALPRAKTİS DAVALARINDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ NEDİR ?

1- Doktor – Hasta – Vekalet sözleşmesi ve 5 yıllık zamanaşımına tabidir.

2- Hasta – Hastane – Hizmet Sözleşmesi ve 10 yıllık zamanaşımına tabidir.

3- Taksirli suç teşkil etmesi durumunda. Daha uzun olan ceza zamanaşımı süresi kullanılır.

CEZA DAVASI AŞAMASI

Bu malpraktis dava türü Ceza Hukukunu kapsamaktadır. Ceza Hukuku kapsamında doktorların veya sağlık çalışanlarının hastalar üzerinde yanlış tıbbı müdahaleleri sonucunda taksirli eylem sebebiyle suç oluşturdukları takdirde açılacak malpraktis davasıdır.

Bu davada zararın hangi sebeple meydana geldiği araştırılır. Gerekli özen ve dikkatin gösterilmemesi mi yoksa prosedürlere uygun muayenenin yapılmaması mı gibi durumlara bakılır. Hangi durumun zarara sebebiyet verdiği konusunda mahkeme gerekli gördüğünde bu aşamada bilirkişi raporu da isteyebilir. Düzenlenen bilirkişi raporunda zararı oluşturan durum tespit edilir ise doktor veya sağlık çalışanı üzerinde taksirli yaralama veya taksirli ölüme sebebiyet verme gibi cezalar verilebilir.